
Benim yaş gurubumun ezbere bildikleri isimlerdir bunlar..Az güldürmediler bizi..Hala bir filmlerine denk gelsem (ki artık denk gelemiyoruz ) oturur tekrar izlerim.
Günümüzün Saçma sapan , tamamen bel altı mantaliteye sahip amerikan komedi tarzı benim gözümde hiç bi zaman bu kadar basit şekilde insanı güldürememiştir..Bud Spencer & Terence Hill filmlerinin her zaman belli ortak yönleri vardır..
Bud Spencer her zaman olayla ilgisi yok iken terence hill yüzünden bulaşır.
Terence Hill her zaman üçkağat peşindedir..Voleyi vurup ihaleyi bud'a yıkma fırsatını kollar
Terence kaçak dövüşür..Kavgada 2 kişiye yumruk atar sonra oturur Bud'ın adamları sopalamasını seyreder kenardan :)
Fakat işin sonunda bütün başarıyıda kendi üstlenir :)
Kim ne derse desin Bud abimizin bir stili vardır.Biraz vurdum duymaz ,biraz yufka yürekli , gerekirse osmanlı tokadını anımsatan vuruşuyla düşmanlarını hizaya sokar :)
Çok tuttuğum filmleri var bunlar arasında;

* Bud Spencer'ın teknesi ile dünya turuna çıktığı bir film vardı.Bud'ın bir papağanı vardı filmde..Tekneye Bud'ın sponsoru baya bir marmelat yüklemişti..Terence ise gene bi üçkağat çevirmiş , kötü adamlarla papaz olmuş , adamlardan kaçarken gizlice Bud'ın tekneye binmişti..Denizde Bud'ın terence'i farkedene kadarki bölümü zaten oldukça eğlenceliyken mecburen bir ada'ya çıkmaları sonucundaki olaylar daha da komikdi..Adadaki henüz 2.dünya savaşının bitmediğini sanan japon askerle kapışmaları..Adadaki hazinenin peşine düşen korsanların olaya dahil olması eğlenceyi iyice tavan yaptırtıyordu filmde..

*Belkide en baba filmlerinden biride "Kazara Polis" adıyla bildiğimiz film..Bud'limanda iş arar..bir büroya başvurur ama adamlar posta koyarlar Bud'a ...bud da kızar önce adamları pataklar sonrada balyozla arabalarını haşemat eder..
Talihsizlikdir adamlar için..Çünkü terence'de iş aramak için o büroya gelir..adamlar terence'de posta koyarlar , terence Bud'dan daha değişik bi yolla önce adamları pataklar , sonra vinç ile adamların bir arabasını alıp diğerinin üstüne ters yatırır..Bu ikilinin filmde karşılaşması da uzun sürmez..Terence gene ortalığı karıştıran elemandır..Kısa yoldan vole vurmak istemektedir..Bud'ı da kafalar..Bir mağazanın arka kapısından elemanların maaşını çalmaya karar verirler..
Güvenlikçiler maaşı getirir ..Bunlarda arkalarından girerler..Silahlarıda yokdur..ellerin ceplerine sokarak silah varmış gibi yaparlar..İçeri baam diye dalarlar.." Kıpırdamayın.!!! bu bi....." dona kalırlar..çünkü içerdekilerin hepsi polisdir onlara bakmaktadırlar..Polis karakolunun arka kapısıdır orası :)
Tabi bozuntuya vermezler güya akademiye başvuramaya gelmiştik misali bi numara yaparlar..istemiye istemiye polis olurlar..Gerisi zaten istemiye istemiye bulaşılan olaylar , bu olayları gene istemeye istemeye çözen bizimkiler..Ve her olayın sonunda Bud'ı "utan utan arkadaşını örnek al" deyip sinir eden komiser.. :)
1 yorum:
ah be çocukluğumuzun efsanesiydi bunlar be..ne günlerdi o zaman ..ailecek izlerdik gülerdik
Yorum Gönder